ARAŞTIRMA VE EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Katip Çelebi’nin Tarih Çalışmaları

Tarih yazarken duygularını bir yana bırakarak tarafsızlığa bağlı kalmayı savunan Kâtip Çelebi Osmanlı Devleti’nde Batı kaynaklarına başvuranların ilkidir. Faydalandığı eserleri eleştirmekten de çekinmemiştir. Gerek hayat hikâyesinden gerekse devrinin kaynaklarından aşırı derecede kitaba düşkün olduğu anlaşılan Kâtip Çelebi en çok tarihi ve biyografik eserlerle meşgul olmuş, tarihi bir olayı anlatmak için birçok kitap karıştırmıştır. Örneğin Arapça Fezleke’sini yazarken elinden 1300 eserin geçtiğini belirtmekte, bunu Takvîmü't-tevârih için de tekrarlamaktadır.

Fezleketi Akvâlü'l-Ahyâr fi İlmi't-Tarih ve'l-Ahbar:

Kâtip Çelebi’nin tarih alanındaki yapıtlarının ilki 1642'de tamamladığı Arapça Fezleke'dir.. Dört bölümden oluşan kitapta tarihin anlamı, konusu ve yararı anlatıldıktan sonra bu alandaki temel yapıtların bir bibliyografyası verilmiş, ardından da klasik İslam tarihçiliğine uygun olarak dünyanın yaratılışından 1639'a dek kurulan devletler ve meydana gelen önemli olaylar kısaca sıralanmıştır. Arapça Fezleke'nin devamı niteliğindeki Türkçe Fezleke 1591-1654 arasındaki olayları anlatan bir Osmanlı tarihidir. Olayların kronolojik sıralamasının ardından her yılın sonunda o yıl içerisinde ölen devlet adamları ve bilginlerin yaşam öykülerinden ve yapıtlarından da kısaca söz eder. Takvimü't-Tevarih ise, Adem Peygamber'den 1648'e kadar geçen tarihsel olayların bir kronolojisidir.

Tuhfet-ül Kibâr fî Esfâr-il Bihâr

Katip Çelebi’nin en tanınmış yapıtlarından biridir. Osmanlı denizcilik târihi bakımından önemli bir eserdir. Osmanlı Devleti zamanındaki deniz savaşlarını ele almaktadır. 1645’te başlayan ve yıllarca süren Girit Seferi münasebetiyle kaleme alınmıştır. Eserde kuruluş döneminden 1656'ya kadar Osmanlı denizciliğinin bir tarihçesi yanında Osmanlı donanmasının, tersane ve bahriye örgütünün işleyişini anlatılır, kaptan-ı deryaların yaşam öykülerine yer verilir. Kâtip Çelebi eserin sonunda da son zamanlarda denizlerde uğranılan başarısızlıkları giderme yolundaki öğütlerini sıralar.

Düsturü'l-Amel li-Islahi'l-Halel

Kâtib Çelebi'nin tarih felsefesini ve toplum görünüşünü açıklaması bakımından önemli olan bir eserdir. Kısa kısa dört bölümden oluşan bu küçük risalede İbn Haldun'un etkisi açıkça görülür. Toplumların da canlılar gibi doğup, gelişip, öldüğü görüşünü yineleyen Kâtib Çelebi, bu dönemlerin uzunluğunun ya da kısalığının toplumlara ve kişilere göre değiştiğini de ekler. Risalede Osmanlı toplumunun ömrünün uzaması için de reaya, asker ve hazine konularında alınması gerekli önlemleri sıralar, öğütler verir.

Takvîm-üt-Tevârîh:

Adem Peygamber'den 1648'e kadar geçen tarihsel olayların bir kronolojisidir. Arapça ve Farsça dillerinde basılmıştır.Esere, Mehmet Şeyhî, İbrahim Müteferrika, Şemadanî-zade, Ali tarafından zeyiller yazılmış ve eser İbrahim Müteferrika tarafından ilk iki zeyli ile birlikte basılmış, farsça, arapça ve garp dillerine çevrilmiştir. Pek çok yazmaları vardır.

Fezleket-üt-Tevârîh:

Fezleke ekvalü'l-ahyar fi ilmi't-tarih ve'1-ahbar adlı arapça fezlekesi bu esere Kâtip Çelebi «Tarih-i kebir» ve «Fezleketü't-tevarih» adını da ve Müellif hattıyla yegâne nüshası Beyazıt Kütüphanesi Nu. 10318 de bulunmaktadır. 1641 yılına kadar gelen genel bir tarih eserdir. Bir mukaddime, üç usûl ve bir son sözden ibâret olan bu eser, varlıkların başlangıcı, peygamberlerin ve hükümdârların târihi diye özetlenebilecek bir târih kitâbıdır. Tek nüshası Beyazıd Devlet Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.

Tarih-i Frengi Tercümesi,

Johann Carion'un 1548’de Paris’te yayımlanan Chronique de Jean Carrion  adlı eserinin tercümesidir. Katip Çelebi bu tercümeyi Fransız mühtedisi  Mehmed Ihlâsî ile birlikte çevirmiştir. Mütercimler bâzı ilâveler ve zeyiller de yapmışlardır. Şinâsi tarafından Tasvîr-i Efkâr’ın bazı sayılarında kısmen yayımlanmıştır. Kâtip Çelebi bu çeviriye yaptığı eklerde Kânunî Sultan Süleyman’dan ve Müslümanlar’ın İspanya’dan çıkarılışından da bahsetmiştir. Bu eserin nüshası Konya'da İzzet Koyunoğlu Kütüphanesindedir.

Tarih-i Kostantaniyye ve Kayâsire (Revnaku's-saltana):

Frankfurt’ta 1587’de yayımlanan Historia rerum in Oriente gestarum, adlı eserin İstanbul ile ilgili kısımlarının çevirisidir. Eserde İslamiyet’in yayılışından,Bulgar Devleti’nin çöküşünden, Bizanslılar’dan, Selçuklular’dan,Haçlı Seferleri’nden, İstanbul’un su yollarından,yangınlarından, zelzelelerinden vb. söz edilmektedir.  Bu eserin de nüshası Konya'da İzzet Koyunoğlu Kütüphanesindedir.

İrşad-ül Hayâfâ ilâ Tarihu’l Yunan ven-Nasârâ (Yunan ve Hıristiyan Târihi Hakkında Doğrulukları Gösterme):

İslâm tarihlerinde Avrupa ülkeleri hakkındaki eksiklik ve yanlışlıkları telâfi için yazılmış küçük bir kitaptır.

 

İçeriği Hazırlayan: Emel KILIÇ ve Ayla İLKER (Kültür ve Turizm Uzmanları)